Feeds:
Yazılar
Yorumlar

DİL HAREKETLERİ:
Dili dışarı çıkarmak
Dili dudakların sağına soluna değdirmek
Dili dışarı içeri çekmek
Dili buruna doğru sokmak
Dili çeneye doğru çıkarmak
Dilin ucunu alt-üst dişlerle ısırmak
Dil ile dudakları yalama.(yuvarlayarak)
Dili üst ön dişlere değdirme
Dili şıklatma (dil ile üst damağa vurup alt damağa çekerek ses çıkarma)
Dil ucunu üst dişlerden en aşağıdaki ve en soldakine değdirme
Dil ucunu alt dişlerden en sağdaki ve en soldaki üzerine değdirme
Dili ağız içinde (u) biçiminde kıvırma (yanlarda)
Dil ile dudakları ıslatma

DUDAK HAREKETLERİ
Dudakları yanlara doğru(alt-üst)çekerek dişleri bitişik vaziyette gösterme
Üst dişleri gösterme
Alt dişleri gösterme
Üst dudağı ısırma
Alt dudağı ısırma
İki dudağı da ağız içine almak
Alt dudağı dışa döndürmek
U sesi çıkarır gibi dudakları öne uzatmak
Dudakları birbiriyle içe doğru sıkıştırmak
Kalemi dudakları arasında tutmak
Ruju dağıttığımız gibi iki dudağı birbirine sürtme değdirme
Okumaya Devam »


bunu yazmak için geç bile kaldım…

doktor doktor ,hastane hastane evlatlarını dolaştıran ailelere sesleniyorum; kimsenin elinde sihirli değnek yok,kimse size mucize bir ilaç verip evladınıza içirinde iyileşecek değil.

İNTERNET ORTAMINDA GEZİNEN REKLAM VE PAZARLAMA PEŞİNDE OLANLARA DİKKAT EDİN.

Hiç bir tedavi yöntemi tek başına evladınızın normalleşmesi için yeterli değil.Komplike bir tedavi ve eğitim süreci şart.Sabır şart.Kararlılık şart. Paranızı ve zamanınızı diyar diyar, doktor doktor kurum kurum dolaşarak çarçur etmeyin.İşini profesyonelce ve bilinçli yapan ,salt para için koşturmayan,otizm programı olan özel eğitim kurumuna evladınızın devam etmesini sağlayın. Para ile olacak iş değil…

İşinizden, özelinizden, kendinizden feragat edeceksiniz,önce kendinizi eğiteceksiniz yetiştireceksiniz.Bilgi ile donanacaksınız,evladınızın eğitmeni siz olacaksınız sürekli doktorunuz ile eğitimcileriniz ile irtibat halinde orada aldığı tedavi ve eğitime paralel eğitimini evdede vereceksiniz.üfürükçülerden kocakarı ilaçlarından paragöz insan ve kurumlardan uzak duracaksınız.Eğitim sürecinde en değerli ikinci şeyiniz zamanı bu yönde harcamayacaksınız. Sürekli kendinizi bu konularda geliştirip evladınızın tüm yükünü sırtlanacak onu ışığa siz taşıyacaksınız. Bu lanet hastalığın en zor aşaması ,eğitim ve tedaviye başlamaktır.doğru doktor ve doğru eğitim ve öğretim takımı evladınızın tek şansıdır. hepsi eş zamanlı ve oryante sürdürülmelidir. Çareyi uzaklarda aramayacaksınız,çare sizsiniz .Evladınızı ışığa , bu dipsiz kuyudan yukarıya ,normal hayata çıkaracak olanlar sizlersiniz.

En zoru başlamaktır,zamanla evladınız geliştikçe normalleştikçe herşey çok daha kolay inanılmaz mutluluk verici olacak.Şimdilerde, dört yıl önceki çektiklerimizi düşündükçe zembereğim boşalıyor.Neler başardığımızı gördükçe nefesim kesiliyor. Hiç birşey imkansız değil …
*biz konuşmaz dedik…şimdi susmuyor
*biz tuvalet ihtiyacını göremez dedik …gayet normal ihtiyacını görüyor.
*öfke nöbetleri çığlıklar bitmez,bizi bitirir dedik…unuttuk gitti.
*kendi yarattığı dünyasından çıkarabilecekmiyiz diye parçalanırken ,,,şimdi konulu film, çizgi film seyredip kritiğini yapıyoruz
*koyu bir beşiktaşlı oldu :)
dirayet gösterin,sabır gösterin soğukkanlı olun,paranızın peşinde olanların sözlerine vaatlerine kanmayın. kendi evladınızın başöğretmeni başeğitmeni süpermeni sizsiniz.önce kendinizi eğitin iyice öğrenin sonra evladınızı karanlık kuyudan çekip çıkartın.zaman alacak sabredin ama yılmayın.sakın geç kalmayın !!!
Duvarları yumrukladığım hırstan hüngür hüngür ağladığım anlar oldu.Neden olmuyor neden düzelmiyor diye.Evde kıyamet,sürekli tartışmalar.Ama bir zaman geldi çatladı, kırdık kabuğu o kapandıkça biz açtık.o kaçtıkça biz kovaladık,istemeden vermedik.
24 saat eğitim dedik.kimseye kulak asmadık öğrendik uyguladık,hayatın her aşamasının içinde olması için her türlü yaşamsal ortam şartı içinde bulunmasını sağladık.Hep yanında destekçisi olduk cesaretlendirdik ,ödüllendirdik,gezdirdik,eve kesinlikle kapatmadık utanmadık birazda şımarttık.
Çevremizi dedelerini anneannesini babaannesini amcalarını dayılarını onunla bi şekilde iletişimde olan herkezi az veya çok anlayacakları şekilde bildiğimiz kadar dilimizin döndüğü kadar eğitmeye bilinçlendirmeye çalıştık.düştü kaldırmadık,ağladı susturmadık,,,öğretebilirsiniz eğitebilirsiniz başarabilirsiniz.burada yazan benim ama başaran annesidir. cennetliktir.hakedendir.başaran odur.

Sizde başaracaksınız evladınıza yardım edin.

O’nu eğitin.


1042291_f520Tüm otistik birey sahibi ailelerin ortak endişesi , içinde civa(tiomersal) olduğu bilinen domuz gribi aşısının otizmli bireye uygulanmasının ne gibi sakıncaları olabileceği !

Bu konuda T.C. Sağlık Bakanlığı’na e-posta ile bilgilendirme talebimiz oldu. Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Manisa Şubesinden sadece kısayol içeren  bir e-posta almış bulunmaktayız.

http://www.hasuder.org/tiomersal.htm

tiomersal(civa) hakkında yapılan araştırmalar ve uzman görüşlerinin olduğu BİLİMSEL İNCELEME tarzı yazıya atfedilerek sorumluluğun ve riskin ailede olduğu ortaya çıkıyor.

kendi adıma, oğluma h1n1(domuz gribi) aşısını uzman psikoloğumuzada danışarak en azından şimdilik vurdurmama kararı almış bulunmaktayız.

Geçecek bu süre zarfında eğitiminide kesintiye uğratmadan hijyen kurallarına azami dikkat ederek vitamin mineral takviyeli ve vücut bağışıklık sistemini güçlendirici doğal besinler ile en azından bu kışı atlatmayı düşünüyoruz.

BİLİMSEL ARAŞTIRMA aşağıdadır . Lütfen uzman hekimlerinize danışarak çocuğunuz için en doğru kararı almaya çalışınız. Okumaya Devam »


domuz-gribiDomuz gribi nedir?
Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.

Bu yeni H1N1 virüsü neden” domuz gribi olarak adlandırılmaktadır?
Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.

Domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşıcı mıdır?
Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir.

Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir? Okumaya Devam »


 

http://www.stephenwiltshire.co.uk/

Stephen Wiltshire detaylı boyama sanatçısıdır. O çizim için özel yeteneğe sahip biridir.Gerçeğe yakın, bazen kısa bir süre içinde gördüklerini rahatlıkla resmedebilmektedir.

 2006 yılında sanat dünyasına katkılarından dolayı MBE ile ödüllendirildi.Çalışmaları tüm dünyada beğeni ve takdir edilmektedir.
Stephen, Londra’da 24 Nisan 1974 tarihinde doğdu. O sessiz bir çocuktu, ve diğer insanlar ile sosyal ilişkisi yoktu. .Üç Yaşında,otistik tanısı kondu. Hiç dil gelişimi yoktu ve tamamen kendi dünyasında yaşıyordu. Okumaya Devam »


17384762Otizm engel değil, aşılabilir gelişim bozukluğu
Kendisi de bir zamanlar otistik olan ve İngiltere’de halen bakanlık danışmanlığı yapan Pakistan asıllı yazar Kamran Nazeer, son kitabında, iyi eğitim almış otistik çocukların pekálá toplum yaşamına ayak uydurabileceklerini anlatıyor.

Beyindeki bir gelişim bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan otizm, genelde bir ila iki yaş arasındaki ilk çocukluk döneminde kendini belli ediyor. Çocukla yüz yüze gelmek neredeyse imkansız. Kendisine dokunulmaktan bile rahatsız olan otistik çocuk, hiç ara vermeden hep aynı oyuncakla oynamaya devam edebilir. Neredeyse hiç gülmez ve hiçbir olaya sevinmez.

Diğer çocuklar konuşmaya başladıklarında, o ya hiç konuşmaz ya da anlaşılmaz sesler çıkarır sadece. Yuvada ya da okulda diğer çocuklarla ilişki kuramaz ya da kurmak istemez.

Otistikler, çevrelerindeki uyarımlarla başa çıkamazlar, hatta annenin yüzü bile rahatsız edici bir bilmecedir onlar için. Onlara yöneltilen rahatlatıcı gülüşü değil, üzerinde minik bir kırıntının yapışıp kaldığı dudak kıvrımını ya dudakların arasından sırıtan dişlerden birinin üzerindeki kararmış dolgu gibi itici ayrıntıları görürler.

Diğer insanlarda otomatik olarak rahatlatıcı bir bütün olarak algılanan, otistikler için anlamsız ayrıntılardan oluşan bir karmaşadır sadece.

Sözcükler gürültüdür, dokunuşlar acı verir. Bu nedenle ilk çocukluk döneminden itibaren kendilerini dış dünyadan soyutlayarak yaşarlar.

Bugüne kadar otizmi tedavi etmek mümkün olmadı, doktorlar bozukluğun ne derece hafifletilebileceği üzerinde duruyorlar daha çok. Okumaya Devam »


 

OTİZM TANISI ALMIŞ ÜNLÜLER

 

Aşağıdaki kişiler otistik olarak teşhis edilmiştir, sınıflandırma bilinmemektedir. Okumaya Devam »